Merhaba :) Bu gün akşam saatlerinde bitanem attı bu linki. Bu link dediysem bu link değil yani şu link :D Bu siteye girdiğinizde bir pencere markası görürseniz şaşırmayın. Sadece projeyi başlatan firma bu :) Siteye girdiğinizde sizden Facebook ile bağlanmanızı isteyecek. Daha sonra bi sürü şeye izin verip vermeyeceğinizi...
29 Ağustos 2010 | Kategori: Yaşananlar | 164 kez okundu7 Yorum

Dün İzmir Enternasyonal Fuarı’nın 2. günüydü. Ben de en son 4. sınıfa giderken gitmiştim. Annem hadi gidelim dedi. Annem, kardeşim, Bitanem ve de tabiki ben ;) toparlandık geldik bir güzel fuara. Oyuncaklar falan süper. Sanki bana bakıyorlar ne zaman gelecek diye :) Önce bir güzel gezdik her yeri nerede ne var öğrendik. Daha sonra gölü gördük. Cennet gibi valla. Suyun rengi zaten süper, taşları mavi boyayınca su tertemiz görünüyor. Bir de göl bisikletleri var. Kararlaştırdık aramızda, gitmeden önce kesin binelim diye. Çok sevindim :) Çok güzel görünüyordu :)
27 Ağustos 2010 | Kategori: Yaşananlar | 155 kez okundu2 Yorum

Tam bir hafta yahu.. Bir haftadır hiç işim gücüm yokmuş gibi didiniyorum sabahları, resmen çırpınıyorum.. Öyle bir gıcıklığım tuttu ki, kuruyorum alarmı saat on bire kalkmaya uğraşıyorum 10 dk boyunca. Ama sonuç hüsran tabi. Hatta sırf uyandığımı kesinleştirmek için bitaneme de mesaj atıyorum. “günayydıııınnn :))” diye. Ama gel gör ki, aradan 5 dk geçmeden tekrar uyuyakalıyorum. Alarmı kapatınca yatağa tekrar yatmasam ölücem sanki uykusuzluktan öyle bir ağırlık. E tabi gecenin köründe yatarsan olucağı budur. Saat 3′ten 11′e kadar kaç saat uyuyabilirim ki?
25 Ağustos 2010 | Kategori: Yaşananlar | 281 kez okundu5 Yorum

Son bir haftadır bu bilgisayar yüzünden başıma gelmeyen kalmadı. Aslında bilgisayar yüzünden demiyelim. Düşüncesizliğim, ve sorumsuzluğum yüzünden. Bayan olmak ve bayan olup internette yerinin olması gerçekten zor iş. Kardeşine bak, evin işlerini hallet, çamaşır ser, odaları toparla, yemek yap.. Annem çalıştığı için bütün evin işi beni bekliyor. Annem de eve yorgun geldiği için iş yapamıyor. Bir de bunların üzerine bilgisayara dalıp bir sürü şeyi yapmayı unutuyorum. Daha sonra da azarı yiyorum. Azar yemediğim gün yok.
19 Ağustos 2010 | Kategori: Edebiyat, Eleştiri, Yaşananlar | 416 kez okundu6 Yorum

küçük aptalın, büyük dünyası.. eğlenceli, cesur, gerçek, dobra, dümdüz.. 2 gün önce bitanem hediye etti bu kitabı :) Ona çok teşekkür ederim =) Fiyat bir kitaba göre tuzlu olsa da blog yazarlarına destek vermek güzel şey :) Bne de bir blog yazarıyım, ileride benim de kitabım çıkar mı? Çıkmaz :D Kitabının çıkması için özel hayat olması gerekiyor blogun içinde.. Kategori olmaması gerekiyor. Benim webmaster, tasarım bir sürü sevdiğim konu var. Bunları yazmazsam çatlamam ama seviyorum yazmayı. Yani kitabının çıkmasını istiyorsan şimdiden kategorileri yok et ve sadece hayatını yaz.
19 Ağustos 2010 | Kategori: İnternet | 251 kez okundu8 Yorum

Merhaba, dostlar, arkadaşlar, kardeşler, millet, Dünya, Güneş, Ay, Yıldız, falan filan, hoppaa sağdan soldan… :D Uzun zamandır yazı yazmıyorum ya, yani uzun mu bilmiyorum ama feci şekilde yazı yazma isteğim var bu yüzden bu yazıdaki yanlışlarımı mazur görün, hatta okumadınız sayın, hatta siz okumayın (!) Yok şaka :) Siz okumazsanız benim yazmamın tek amacı kalır. O da öylesine içimi dökmek. Ama okuyucu denen güzel varlık olduğu sürece blogcular nesiller boyu varlıklarını sürdürecek, bu dünyaya egemen olacaklardır! Saldırıııınnn! Tamam susayım ben :)
15 Ağustos 2010 | Kategori: Edebiyat | 336 kez okundu6 Yorum

Benzemek
Bir gemiye benzettim insanı…
İsteksizlik denizinde yüzdüğünde ne olursa olsun batıyor.
Denizin adını mutluluk olarak değiştirirsek,
Gemi su alsa bile batması imkansızlaşıyor.
Bir uçurtmaya benzettim insanı…
Sıkıntı rüzgarında uçtuğunda tüm iskeleti parçalanyor.
Huzur rüzgarında denersek,
Yeniden canlanıyor.
Bir kuşa benzettim insanı…
Esaret ağacının dalına konduğunda uçmak istiyor.
Özgürlük ülkesinde kanat çırptığında,
Hiç yorulmuyor.
Bir karıncaya benzettim insanı..
Tembellik şarkısı çaldığında karınca aç kalıyor.
11 Ağustos 2010 | Kategori: Yaşananlar | 405 kez okundu15 Yorum

İki gün önce geceydi. Babam annemden habersiz yurtdışından gelen kuzenini yemeğe davet etmiş. Tabi yemek var mı, yok mu, yoksa kim yapar, varsa kim hazırlar diye düşünmemiş. Annem bunu duyunca ilk önce çok sinir oldu tabi. “Neden bana haber vermiyorsun, yarın mesai var ve evde yemek yok. Ne yicez biz? Ara güzelce söyle, eşimin mesaisi var biz sizi daha sonra davet etsek de bişey de.” diye bir güzel kızdı :D Babam da inadına aramadı. Neyse o gün konu o şekilde kapandı ve uyuduk. Sonra sabah kalktık, annem not yazmış.
7 Ağustos 2010 | Kategori: Yaşananlar | 425 kez okundu32 Yorum

Merhaba, sayın, sevgili ve güzel okuyucum :) Bu gün Dünya denen gezegene adım atmamın 16. yıl dönümü. Sanki Ay’da yaşıyormuşum da dünyayı 16 yıl önce keşfetmiş biri gibi konuşuyorum. Aslında normal bir kişi bu gün 16 yaşına giriyorum derdi ama, ben işte :) Size doğup bu güne gelene kadar yaşadığım ve aklımda kalan bütün olayları yazacağım.
7 Ağustos 1995…
Annem bağırıyor.. Sancılar çekiyor.. 1 gün boyunca sancı çektirdim kadına. En son popoma bir darbe yedim. Ve bir acı hissederek ağlamaya başladım.
4 Ağustos 2010 | Kategori: Eleştiri | 433 kez okundu17 Yorum

En güzelinden başlarsak Aboneyim Abone ile tanınır Yonca.. Biz öyle bilirdik kendisini. İsmail YK abazasının Facebook şarkısından sonra bu da çok iyi geldi. Çok sinir oldum şarkıdan bozma şeyi ilk dinlediğimde. Yonca Evcimik bu şarkıyla kendini bitirdi. Bir daha hayatta dinlemem. Türkçeyi kıçına benzetmiş. Şarkının adında hayır yok zaten. Bu nedir yahu? Bu albümü alan olur mu bilmiyorum artık. Yonca yakında adam tutar, kendi egosunu tatmin etmek için kendi kendine aldırır CD’leri. Bir websitesine şarkı yapacaksanız bidusun.com’a yapın dimi ama :P
4 Ağustos 2010 | Kategori: Yaşananlar, İnternet | 575 kez okundu10 Yorum

Selamlar :) Bu yazıya çoktandır başlayacaktım ama BiNot teması üzerinde çalıştığım için yazı yazmaya ancak vakit buldum. Kaçıncı mimdi bu hatırlamıyorum:. Bayağa mimlendik haa :) Neyse bizi Teknoveled mimlemiş. Sağolsun diyelim ve mimimize geçelim. :)
Öncelikle ne kadar bilgisayar delisi bir kız olarak görünsem de tabi ki benim de bir sosyal hayatım var. Bir günümü size şöyle özet geçeyim. Öncelikle sabaha doğru (2-3-4) yattığım için öğleye doğru kalkarım. Bazen yatmadan önce aklıma eser saati 11.00′a kurarım. Eğer kalkabiliyorsam kalkarım. Kalkamıyorsam hop yatağa :D
3 Ağustos 2010 | Kategori: Webmaster, Yaptıklarım | 975 kez okundu54 Yorum
Merhaba :) Uzun süredir üzerinde çalıştığım tema sonunda bitti. Gözüme hiç güzel gözükmeyen sarı civciv Notepad temasını bir bayan eli değmiş hale getirebildim. Tema ile tanışma yolu şöyle oldu. Yeni bir blog açacaktı. Kardeşimden sonra annemde bende bir şeyler yazmak istiyorum deyince ona da bir blog yapalım dedik. Daha sonra ona tema beğendirme olayına girdim. Allah’ım yarabbim. Hiçbirini beğenmiyor. Sonunda bu Notepad temasını buldum. Bari onu beğendi ama, şurası çok sarı, arkayı siyah yap.. falan filan derken tema bambaşka bir şey oldu.
3 Ağustos 2010 | Kategori: Eğlence, Tasarım | 455 kez okundu20 Yorum

Merhaba :) Her gün kendimden yeni bir şeyler kattığım blogum için bu sefer tam benlik bir şey yaptım :D “Bulamamak” kelimesi insanı genellikle sıkar, sinir eder, gıcık eder, neden koyduğum yerde yok, nereye koymuştum acaba, nerede buuu.. diye haykırtabilir. Ama benim planladığım 404 hata sayfasında ziyaretçilerin yüzündeki tebessüm eksik olmayacak cinsten :D Ya da sinirli sinirli bir şey arayanları daha da sinir eder, orasını bilemem. Ama ben sevdim. İmparatorumuz dursun tabii ki orada. Yazının devamını okursan görebilirsin linki :)
Tüm haklarını sakladım, bir daha da bulamadım.. Bitaneeemm sen gördün mü yaa hiç bir yerde yok!