Selam millet! :D Uzun süredir yazmak istediğim bir olay var.. Daha doğrusu sizinle paylaşmak istediğim. Uzun süreceğini bildiğim için başlayamıyorum bir türlü üşeniyorum. Ama bir yerden ipin ucunu tutmalı dedim ve saatler yine gecenin körünü yani 03.49′u gösterirken [...]
Az önce Vişne Çürüğü’nün yazısını okuyup “bana gelmek için ne yazıyorlar acaba?” diye merak ederek blog istatistiklerine baktım. Bu yazıda da Google Hoca yoluyla saçma sapan şeyler arayarak sevgili bloguma gelen insanları anayım dedim :D Bakalım ne yazmışlar [...]
Son yazımda ananemlere gittiğimden bahsetmiştim. Şu an evdeyim (dün akşamüstü geldik) ve anlatmam gereken çok tuhaf bi olay var. Cumartesi (2 gün önce) akşam 4 gibi ananemlere varmıştık (ananemlerin evi tek katlı bir köy evi) ve annem çalışıyor [...]
Okulla yılları hayatımızın şüphesiz ki en hararetli, en heyecanlı, en esprili ve daha nice en’li bölümüdür. Gerek arkadaşlarımız, gerek komik hocalarımız sayesinde belli başlı okul anılarımız oluşmuştur. Bunlar bazen aklımızdan siliniverir, bazense aynen yer eder (zaten başka bir [...]
Beyaz çoraplar; siyah kundura içine, takım elbisenin altına giyildiğinde kroluğun merkezi olarak kabul edilir. Özellikle liseli gençler tarafından bu konuda milyonlarca geyik bulunmaktadır. Aslında konunun üzerine biraz gidilse olayın farkına varılacak. Allah rahmet eylesin Michael Jackson abimize hiç [...]
Merhabaa :) Blogu yeni keşfedenler ya da öylesine bakmak için girenler bilmez. Eskiden (4-5 ay kadar önce) blogda yarışmalar düzenlerdim. Bir soru sorulurdu, tabiki bilgi gerektiren bir soru değil. Sadece soru hakkında yorumunla cevap verilirdi. Bu yöntem gerçekten insanların yorum yapma yeteneği kazanmasını, olaylara objektif bakmasını sağlayabiliyordu. Ben de yorum yapabilme yeteneğimi “Bi Düşüneyim Bakalım” kelimesine bağlıyorum. Çünkü bir soru karşısında sadece sonucu düşünmek yerine o anı yorumlamak çok daha verimli olabiliyor. Bir güzelliği daha var bu sadece bilgisayar başında geçerli olan bir şey değil. Hayatımızın her anı sınav, test, sorun.. Yorum yapabilme yeteneği olan bir kişi hiçbir bilgisi olmamasına rağmen soru hakkında düşünüp uzun yoldan da olsa bir sonuca varabilir.
İşte bu yüzden, kendime, okuyucalarıma ve cevap yazacak olan herkese yararlı olabilmek için bu oyunu tekrar başlatıyorum. Ama eski oyunla arada birkaç fark var. Artık oyunun adı: BDB :) Bi Düşün Bakalım… ve eskiden oyunu yarışma biçiminde yapardım. İlk 10 kişinin isimleri bulunan bir anket açardım. Mutlaka bir kazanan olurdu. Fakat şimdi herkes soru hakkındaki düşüncesini özgürce ifade edebilecek. Zaten düşünce yarışması yapmak da saçma olurdu. O farklı düşünür ben farklı..
Peki nasıl oynanır bu oyun?
Bir örnek;
Soru: Hayatı hangi kelimeyle tanımlarsınız? Bu kelimenin anlatmak istediği nedir?
Cevap: Bence arayıştır hayat.. Arayışsa; hep birşeyler peşinde koşmaktır. Okuldayken hep başarıyı yakalamaya çalıştık, başarıyı aradık. Onun peşinde koştuk. Büyüyünceyse paranın peşinde koşacağız. Bazıları aşkı arayacak. En son her şey bitmiş olacak, sadece yaşlanmayı bekleyeceğiz. O zamanda gençliği arayacağız. Son nefesimizde bile bir şeyler arayacağız. 1 gün daha..
benzer yazılar:
2 yorum varmışşş! oleeey! tey tey tey :D
yorum yapmak ister misin?
EMRE
20 Ocak 2010 tarihinde 18:31 sularında yazılmış, vay be! :Dönceki yarışmayı biliyorum bu yarışmayıda sabırsızlıkla bekliyorum