3 Nisan 2010 | Kategori: İnternet | 381 kez okundu
Merhabalaar! :) İkinci mim de nihayet geldii.. Gözümüz yollarda kalmıştı sayın mim :) Beni mimleyen Canip Zilan‘a teşekkürler..
Mim’in konusuna giriş yapacak olursak, 2008-2009 yılında “bu telefon sanki belediyeden dağıtılıyor gibi, herkesin elinde. noluyo yaa?” denilen samsung e250 adlı telefonun bir alt modeli olan samsung e200′ü kullanıyorum. Şu an 15 yaşındayım ve bu benim ilk telefonum :) Annem geçen yıl hediye olarak almıştı. O yüzden yeri büyüktür :)
Daha alınmadan önce telefonu ilk gördüğümde çok beğenmiştim. Tam bayan telefonu zaten, ince bişey.. Değiştirme ihtiyacı da şu ana kadar hissettim mi acabaa? Bi düşüneyimmm (reklam yapmasam olmaz) hayır. Hiç değiştirsem şu telefonu dediğim olmadı. Sadece çoğu zaman elimde olduğundan şarjı en fazla 2 gün dayanır. İşte bu beni kanser ediyor :)
Kamerasının megapikseli düşük olmasına rağmen (1.3) fotoğrafçıya bazılarını bastırmak için gittiğimde “bunu bu telefonla mı çektiniz çok net” diyor :) O yüzden fotoğraf çekme yönünü seviyorum. Zaten fotoğraf çekmeye bayılırım. İlginç bişey göreyim hemen telefon elimde olur. Fakat ya şarjı azdır, ya da çektiklerimi hafıza kartına taşımadığımdan telefon hafızası dolu uyarısı veriyordur. Bu uyarılar da hevesimin içine eder :)
Mp3 çalar mı? çalar tabi ki.. Ama ben müzik dinlemeyi pek sevmem :) Yani genelde boş kaldığım zaman yok. 8 saatim okulda geçiyor. Serviste aç dinle desen yol 10-15 dakika ve telefonun okula getirilmesi yasak. Hangi ara dinleyeyim :) Evde ise; odayı topla, mutfağı topla, yemek ye, ödev yap, bilgisayar başına gel derken müzik dinlemek için “Aaaa! hadi ben bu gün ödev yapmayayım müzik dinleyeyim” demem. Yaz tatilinde müziğe doyarım o ayrı :)
Düşüp kalkma meselasine gelince :) Biz 4. katta oturuyoruz, bir gün terasa çıkıyordum. Merdivenlerin oradayım. Yere anahtar düştü. Tam aşağı doğru eğildim anahtarı alayım derken cebimdeki yavrım aşağı düşmesin mi? “Allaaah dedim, gitti bu sefer gittiii. Geçen sefer koşarken düşürmüştün, diğerinde şarj aletinin kablosuna ayağın takılmıştı telefon neredeyse uçmuştu, bu sefer merdivenlerden attı kendini.” allah allah bi baktım tık yok :) Hmm ilginç.. o kadar darbeye rağmen bana hala nasıl dayanabiliyor bilmiyorum :))
Ben de bu Mim’i Hakkı Duman ve Muharrem Özdemir‘e yolluyorum. İyi mimlenmeleeer :)
Tüm haklarını sakladım, bir daha da bulamadım.. Bitaneeemm sen gördün mü yaa hiç bir yerde yok!
4 kişi yorum mu yazmış? ahaha :) inanmaam..
Canip ZİLAN didi kii;
Tarih: Nisan 3rd, 2010 | Saat: 10:57
Gerçektende içini dökmüşsün…:::))
{MiM}Blogcular Hangi Cep Telefonunu Kullanıyor? | Muharrem Özdemir didi kii;
Tarih: Nisan 3rd, 2010 | Saat: 12:17
[...] 3 Nisan 2010 Yorum Yok Geçen 9 aydan sonra ilk defa bana mim geldiği için Aycan‘a teşekkür ediyorum.Teşekkürden sonra sorumuzu [...]
muharrem didi kii;
Tarih: Nisan 3rd, 2010 | Saat: 12:20
Mimi cevapladım.Gönderdiğin için teşekkürler :)
Aycan didi kii;
Tarih: Nisan 3rd, 2010 | Saat: 14:16
cevapladığın için de sana teşekkürler :)