merhaba, tweet atmışsınız, buradayım? :) #takip et

14 Nisan Nasıldı?!

Tarih: 14 Nisan 2010  ♥  Kategori: Yaşananlar  ♥  738 kez okundu ♥ Yorum Yok

Merhabaaa :) Hazır yorgunluğum üzerimdeyken hem dinleneyim, hem de 14 Nisan tarihli mükemmel günün olaylarını döktürüvereyim dedim. Kafa on milyon oldu resmen. Ahh! neydi o öyle! hatırladıkça tuhaf oluyorum. Bu gün olanları teker teker yazayım şimdi. Buyur bakalım;

İlk önce Biyoloji, Geometri, Sağlık sınavının verdiği büyük psikolojik baskı ile servise bindik ve haydi Aycan okula kampanyası ile kendimizi sınıfın en rahat sırasına attık. Sonrasında ders İngilizceydi. Dün ders sırasında yapılan gürültüden solayı hoca “bu gün çalışmanıza izin vermiyorum, dünün sonucu” deyince parayla tutulan seyirciler gibi bütün sınıf “aaa!” gibi gıcık sesler çıkarmaya başladı. İkinci ders Biyoloji sınavımız vardı ve biz evde çalışmamıza rağmen iki dakika çalışsak kârdı. Sonunda hoca insafa gelip “son 15 dakika çalışabilirsiniz” dedi. Arkadan “15 dakika mı? çalışsak ne olur çalışmasak ne olur” gibi vızıltılar geliyorken, bu cümlenin ne kadar saçma olduğunu farkettim. Eğer 15 dakikayla yetinemiyorsan, 40 dk da az gelir sana o zaman? Öğrenci doyumsuzdur. Verirsin fazlasını ister.. 85 alır, 90 ister. 100 alır bir dahaki sınava da 100 alıcam der. Bu böyledir. Tabi bazı şahısları da sınır dışı etmek gerekir. Dersten kalmasam yeter bana :) Salla.. Uzatmadan devam edelim.. Neyse 15 dk kala çalıştık çalışabildiğimizce. Sınav saati! (40 dk sonra) çıktık sınavdan. Şükür ki iyi geçmişti de moral oldu. Ardından 1 ders sonra Gemoetri sınavımız vardı. Off üst üste sınavlardan bıktım be! Salla..

Geometri sınavına da girdik. (çıktık) Haydi bakalım! Ne moral kaldı ne birşey. Bütün sınıf dökülmüş yerlerde. Kağıdı boş verdim diyen bile var. Hadi ordan be, boş verdim diyip 60-70 alanı da görüyoruz. Sonuçlar açıklanmadan “Ohh! sınavı tek kötü geçen ben değilmişim” demem artık. Neyse sorular kazık mıydı bilmiyorum. Sorabileceği soruları sormuş hoca. Sadece yapamadık. Nedendir bilinmez. Basmıyor ya da sınav anında çözemiyoruz. Ya da sorular harbiden kazık?! Bunu da salla.. Geometri sınavından sonra “Ohh be! Rahat rahat yemek yiyip azıcık sağlığa bakarız” diyecektik ki, sağolsun bedencimiz gelip “Öğle yemeğinde 19 Mayıs antremanları var” demesin mi :) Güzel güzel, böyle devam. Ezin bakalım bizi (klasik ergen cümleleri). Sonra yarım ekmek yaptırdık Aslı’yla. Bari onu rahat rahat yememize izin ver dimi! Geldi yanımıza “Ohooo! siz bide giyiniceksiniz demi, hadi hadi çabuk olun biraz” allaah allaahh :) Yemek yemenin çabuğu mu oluyomuş? Çiğnemeden yutmaktan ne açlığım geçiyor, ne de yemek yeme gibi rutin bir ihtiyacımızı rahat rahat karşılayabiliyoruz. Neyse..

Dizdi lokmaları boğazımıza, topladı bizi güneşin anlına. İnci gibi bütün kızlar dizildik. Dans desen yerlilerin (yamyamların) yaptığı gibi bir dans. Abicim Zeybek diye bir şey de var. Neden gibip de abuk subuk şeyler yaptırıyorsunuz ki? Aslında yapacağımız dans Tango’ydu. Ama diğer lisedekiler sağolsun becerememiş. Onlar sayesinde kurtulduk.  Türk danslarının suyu mu çıktı. Aman allah korusun. Yerli dansı yapmaya razıyım. Salla..

30-40 dakika boyunca güneşin altında güzelce (!) çalıştık. Zor gelen çalışmak değil. 19 Mayıs’ın Atatürk(üm) sayesinde bizim günümüz olması kadar güzel birşey yok. Canımızı sıkan, çalışmaya başlamadan önce 2 sınavdan çıkmış olmamız, bu çalışmayı daha yemeğimizi bile yiyememişken yapıp, çalışma bittikten 10 dk sonra sınav olacağımız düşüncesi. Neyse..

Sonunda bitti çalışma, “”Hadi üstünüzü değiştirin.” uyarısını aldıktan sonra soyunma odasına yürümek üzere programlandık. Hemen üzerimi değiştirdim. Doğru sınıfa.. Eşyalarımı alıp, sınav olacağım sınıfa gitmek için listeye baktım. 10-C. Hmm.. Tamamdır. Tuvalete bile giremedik iyi mi :))

Hemen iki dakika notlara baktık. Hoca geldi. Notları bana teslim edin uyarısından sonra, kağıdı direk öğretmen masasının üzerine bıraktım. Bir de yanlış anlaşılır başım yanar hiç uğraşamam. Sınavın bitmesine az kaldı. O yorgunlukla sınavda resmen uyukluyordum. Çıktık dışarıya. Emin olduğum sorular bile hatalı çıkıyor. Kafayı yiycem. Bunun yanında bir de baş ağrısı, azcık açlık, uyku hali, yorgunluk ekleyince iyice sinir bozucu bir durum. çok yorguum. Ne kötü bir gündü bu böyle. Daha akşam yeni oluyor, bakalım başka  neler olucak..

Yarın da Kimya ve Din Kültürü sınavlarımız var. Benim hemen şu yazıyı bitirip çalışmam lazım. Hayat beklemez.. Etiket ekleyip hemen yayınlıyalım :)

benzer yazılar:

hiç yorum yok :( ağlarım ama...

yorum yapmak ister misin?

isim:

e-posta:

web adresi: