merhaba, tweet atmışsınız, buradayım? :) #takip et

Böyle hayal etmemiştim :(

Tarih: 27 Nisan 2010  ♥  Kategori: Yaşananlar  ♥  1.391 kez okundu ♥ 3 Yorum

Bu gün salı evet. Ne güzel? dersem inanma. Salı ve perşembe günleri 19 Mayıs antremanları yapıyoruz. Bu günden itibaren yorgun asker vaziyetinde okuyucu karşısına çıkmaktan gurur duyuyorum! Sorun 19 Mayıs gibi bize özel bir günün neden var olduğu değil. Tabii olucak, tabi çalışıcaz öğrenicez ve birlik olup ortaya güzel bir gösteri çıkartıcaz. Ama ben bizim okula hayret ediyorum. Bunu eziyet haline getirmenin ne alemi var?

Bu sabah, her sabah gibi saat yediyi gösterdiğinde kalktım. İçimde bir özgürlük havası var nedendir henüz kavrayamamıştım. Uykudan kalkıp kafayı kaşıyarak kendine gelmeye çalışan uykulu kızlar gibi ya da uyumadan önce hayatı anlamaya çalışıp yorulan, uykuya dalan, uyanınca da patlak gözleriyle çevresinde olup bitenleri anlamaya çalışan bebekler gibi bir tip buldum aynanın karşısında. Hemen kendime bir çeki düzen verdim. Hehh! dedim şöyle bir kendine gel. Hemen buzumsu soğuklukta bir suyla yüzümü yıkadım. Derken günün salı ve serbest kıyafetlerle evden çıkabileceğimi anımsadım. İçimde cıvıldaşan özgürlük kuşlarının sebebini bulmuştum böylelikle. Serbest kıyafetlerle evden çıkmak gerçekten güzel olucak. Ama kimi adidas giycek, kimi nike.. çok da fifi. Ama böyle tipitip gibi giyinip, evdeki eşofmanla çıkanlara mal mal bakanlara sinir oluyorum. O yüzden çarşı, serbest kıyafete karşı (beşiktaşlı değilim). Ama yinede serbest serbest evden çıkmak güzel bişey. O formadan da sıkılmadım değil. Hee bizim okulun bir tuhaflığı daha, dışarısı güneşten yanıyo ama biz okula polar ceket ya da süveter ile gelmek zorundayız. “Hadi be bi yerin mi eksildi giy okulda çıkartırsın” diyen olabilir. Doğrudur, haklıdır.. ama bunlar çıkarttırmıyorlarda..

Ders programı hazırlamak yok, kilotlu çorap giyerken kaçıcak mı acaba derdi yok, bu etek çok mu kısa ne bakmasınlar mal mal derdi yok, gömleğim kırışık derdi yok.. yok da yok.. Böyle özgür bir şekilde kahvaltımı yapmak üzere masaya oturdum. Yedim içtim (…) sonra havuç suyumu sıktım turuncu turuncu pek de tatlı. Bir güzel içip ağzımdaki turuncu bıyığı görmek için aynaya baktım. Çabuk ol aycan havasında hemen dişlerimi fırçaladım anahtarımı, ekmek paramı ve ingilizce performans ödevimi hazırladım koydum anamın dikiş makinasının üstüne. Olur da unuturum ben alzaymır gibi bişeyim zaten :)

Sonrasında hemen bilgisayarı açtım. Evet o saatte :) Daha çıkmama 20 dk vardı zaten bitanemle konuşucaz hem. Konuştuk güle güle seni seviyorum :) gibi güzel bir fasıldan sonra telefonu kaptım hemen. Telefonumu yanıma alma özgürlüğüm de vardı bu gün (bizim okulda telefon normalde yasak). Mutlu mutlu evden çıktım. Servise bindim. Aslında çalışma yapıcağım yer bizim eve çok yakındı ama yoklama alınıcakmış. O yüzden okula gitcez sonra stadyuma gitcez.

Bi baktık yağmur yağıyoo! anaaammm, ben bu gün bitanemi görcektim stadyumdan erken çıkarız daha çok vakit geçiririz diye düşünmüştüm? O sırada bizim okul aklıma geldi ve bizi yağmurda da oraya götürebileceklerini düşündüm. Aynen öyle oldu. Kısa olsa da sıkıcı bir seminerden sonra tekrar servislere bindik ve doğru stadyuma (çalışma alanı). Sonra biz biraz çalışma yaptık. Arada bir stadyumdakileri kesiyorum oralarda tatlı bişey varsa benimkidir diye..

Yemek yemek için eve geldim ondan gelen mesajı gördüm. Hocası toplantı için çağırmış saat bir buçuk gibi gelicekmiş :( Yemeğimi yedim saat 1 falandı. Uyuz uyuz yürürken saate baktım çeyrek geçiyordu. Yaklaşmıştım zaten stadyuma. Aslı’yı buldum hemen çalışmalara başladık. Yağmur çiliyo, rüzgardan toprak uçuşuyo, biz üşüyoruz son 2 prova kalmış ne güzel ama bunları boşveeerrr bitaneem gelmiişşş! orada gördüüümm!

Provalar bitti tam yoklama alıncak herkes dışarı çıksın dedi hoca. bitanem yanıma geldi.. yoklama alınınca birlikte gezerdik, sınava çalışırdık, yeter ki onu göreyim.. onunla yan yana olunca kendimi güvende hissediyorum bari bu hissi tadardım.. derken herkes servislere okula gidiyoruz!!!! neeee!! anlamadıııım!! Beden hocamıza tekrar sordum. “Bizim ev buraya yakın burda kalsam?” dedim, bi dövmediği kaldı bağıra bağıra “herkes okula gideceeek” deyince zorlamayıp tamam tamam deyip bitaneme hüzünlü hüzünlü bakıp servise atladım. Gezme falan filan bütün hayallerim yerle bir oldu :(

Bunları bir kenara bırak geldiğiyle gittiği bir olduğunun yanı sıra çocuk öyle kaldı orda :( çook üzüldüüm.. Sonra mesaj attım bekleme sen diye. gitti o da. 3 saat beni mi beklicek yanlız yanlız, kıyamam ben ona :(

Okula gittik yorgunluk, çanta yok, kalem yok falan yok.. öyle 2 ders boyunca yattım resmen sıranın üstünde. Bitanemi düşündüm çok özlemiştim zaten.. Sonra mesaj geldi hocaya çaktırmadan baktım hemen üzülme diye teselli ediyor :( sonrasını okudum hemen hiç görüşemedik zaten cuma günü tekrar gelirim diyince benim gözler eski elli bin liralar kadar oldu :)) bu hafta bir daha gelemez diye düşünmüştüm.. inşallah geliceekkk cumaaa!! :))

benzer yazılar:

3 yorum varmışşş! oleeey! tey tey tey :D

yorum yapmak ister misin?

isim:

e-posta:

web adresi: