Bu gün tıkınırken telefon çaldı aniden :))
aniden mi? :D telefon bu tabi aniden çalcak ya neyse :)) 3 yıllık, 6-7-8. sınıfı beraber okuduğumuz arkadaşım, kardeşim Yusuf aradı. Nasıl sevindim :) Sonra saat 2 gibi arkadaşlarla toplanıyoruz gelir misin? diye sordu :) Tabiki gitmek isterdim de. Hmmm kim gelicekti ki? Aramız iyi olmayan arkadaşlarda vardı. Şimdi durduk yere moral bozmanın ne alemi var. Bilmiyorum kim gelir ama sen yinede gel dedi. Gelebilirsem gelirim dedim kapattım telefonu.
Off offff!!! Nasıl bir haftadır bu böyle… Geçmek bilmedi, geçse bile iyi geçmiyor?? Yarın son mu? Aman Allah’ım :)) Bu kadar mutlu olabilir mi insan? Yarın son sınavımız olacak?? Hala inanamıyorum…
“Peki, şu sınav haftası b*k gibi mi geçti yani? Hiç mi seni mutlu eden bir şey olmadı?” Olmaz mııı :) Yanımda bitanem olmasaydı aynen yukarıdaki sorduğun gibi olurdu :) Ama çok şanslıyım ben yaa :) Canımın içi sayesinde moral az çok yerindeydi :) Onu da buradan saygıyla selamlıyorum :)) (pek resmi oldu :P )
Off off :) Neden böyleler? Neden böyle davranıyorlar? Peki böyle davranmak çok mu hoşlarına gidiyor?
“Kimler bunlar?” derseniz, dışarıdaki onca insandan bahsediyorum. Şu sigara yasağı da olmasa yaşayamayacız galiba. Hem suçlular hem de fazlasıyla güçlüler. Yine bir olay… Okula gitmedim bu gün. Grip olmuşum, çok fena :\ Dedim bir doktora gideyim. Gittim neyse. Yaptığım kahvaltı sayılmaz bile. İki üç lokma… Hem hastayım zaten, tam dinç kalmam gerekirken yemek yememek en kötüsü olur dedim ve bir pideci imdadıma yetişti :) Gördüğüm en yakın pide lokantasına girdim. Pide mi? Hmm… :\ İstemiyor ki can :) -Caan oğluum neden istemiyorsun? :D -Lahmacuunn lahmacuuun :) Peki tamam :) -Bir lahmacun lütfen… Paket olucak :)
Şimdiik :) Başlayalım bakalım bayram anılarına…
Özellikle benim bıcırık kardeşimin (adı Emine) yaptıklarına öldük ailecek :)
Bayramın ilk gününü anlatmıştım zaten. Nerde mi? Hemen şurda canım… Ama birinci gün sonunda müthiş bişey oldu :) Hiç olmuyacak dediğim bişey :) Merak et evet…
Bu kadar merak zarar. Dedemler ve çok yakın bir akrabamız birbirine küslerdi. Gerçekten uzun yıl konuşmamışlardı. Ama bu bayram ne olduysa barışmışlar :) Tabi ben o aralar bilgisayar başında olduğumdan haberi sonradan duydum :)
Neyse bu anlattığım anneannemlerde oldu. Şimdi otobüse bindik. İndik babaannemlerde…
Sabah daha. Kahvaltı edicez. Oturduk kahvaltıya. İşte aşağıda bir diyalog :)
Bazı kişiler için olmazsa olmaz olan kurban bayramını pek sevmiyorum. Sabahın köründe bağırtıları duyulan koyunlar, danalar… hepsi 2 saat önce yaşıyorken, midemizde oluveriyor…
Buna asla karşı değilim. Sadece merhamet duygusu işte… Balıklara bile acıyorum ya, neyse…
Şimdi bayramın ilk gününü yazalım bakalım;


